Ücretsiz Online Ziyaretci Sayaci

25 Şubat 2015 Çarşamba

SEVGİ BEDEL İSTER

ENVER ABİ VİDEOSU












Sevgi bedel ister!

 İhlâs Holding merkezindeki yemek salonunda her perşembe bir hatta bazen birkaç nişan veya düğün olurdu.
Holding çalışanlarından birinin oğlu veya kızı nişanlanır/evlenir, Enver Ağabey de mutlaka bu törenlere katılıp sohbet ederdi.
Gerçek düğün de zaten Enver Ağabey'in o eşsiz, o tadına doyulmaz, o anlatılmaz sohbetleriydi.
***
Yine bir perşembe günüydü.
Çalışma mekânımda, yani Türkiye Hastanesi'ndeyiz.
Enver Ağabey'in ikinci böbrek nakil operasyonundan hemen önce...
Hastanede kalıyorlar.
Çok sıkıntıları var. 
Kemik iliğinden biyopsi için parça alındı.
Öte yandan, Holding merkezde arkadaşlar toplanmış, Enver Ağabey gelir sohbet eder diye bekleşiyorlar. 
Doktorlar ise kendi aralarında, “Bu halde iken toplantıya gidemez” diyor.
Derken Enver Ağabey odasından çıktı:
“Hadi bakalım, gidiyoruz.”
Doktorlardan biri, “Efendim istirahat etmeniz gerekir. Gitmeseniz iyi olur” dedi. Diğerleri de aynı kanaatle, “İyi olur”, “İyi olur” diye başlarını salladılar. 
Enver Ağabey derin bir nefes alıp kafasını sağa sola salladı:
“Uzaktan gelen arkadaşlar vardır. Onları bekletemem” deyip arabaya yürüdü.
Enver Ağabey'in arkasından herkes gitti. Sohbet var, kaçırılır mı?
Bendeniz öylece kalakaldım. Çünkü düğün sahiplerinden kimse beni çağırmamıştı.
Kalbim ezildi, buruldum, hüzünlendim.
İçimden şöyle geçmesine engel olamadım:
“Bizim de adamımız olsaydı, biz de giderdik.”
Enver Ağabey daha yolda iken aratmış. “Yemeğe davetlisin” dedi telefondaki arkadaş.
Havalara uçtum.
İdris Doğru........
.......................
ENVER
 AĞABEY
----------------------

1 yorum:

  1. Sevgi bedel ister!

    İhlâs Holding merkezindeki yemek salonunda her perşembe bir hatta bazen birkaç nişan veya düğün olurdu.
    Holding çalışanlarından birinin oğlu veya kızı nişanlanır/evlenir, Enver Ağabey de mutlaka bu törenlere katılıp sohbet ederdi.
    Gerçek düğün de zaten Enver Ağabey'in o eşsiz, o tadına doyulmaz, o anlatılmaz sohbetleriydi.
    ***
    Yine bir perşembe günüydü.
    Çalışma mekânımda, yani Türkiye Hastanesi'ndeyiz.
    Enver Ağabey'in ikinci böbrek nakil operasyonundan hemen önce...
    Hastanede kalıyorlar.
    Çok sıkıntıları var.
    Kemik iliğinden biyopsi için parça alındı.
    Öte yandan, Holding merkezde arkadaşlar toplanmış, Enver Ağabey gelir sohbet eder diye bekleşiyorlar.
    Doktorlar ise kendi aralarında, “Bu halde iken toplantıya gidemez” diyor.
    Derken Enver Ağabey odasından çıktı:
    “Hadi bakalım, gidiyoruz.”
    Doktorlardan biri, “Efendim istirahat etmeniz gerekir. Gitmeseniz iyi olur” dedi. Diğerleri de aynı kanaatle, “İyi olur”, “İyi olur” diye başlarını salladılar.
    Enver Ağabey derin bir nefes alıp kafasını sağa sola salladı:
    “Uzaktan gelen arkadaşlar vardır. Onları bekletemem” deyip arabaya yürüdü.
    Enver Ağabey'in arkasından herkes gitti. Sohbet var, kaçırılır mı?
    Bendeniz öylece kalakaldım. Çünkü düğün sahiplerinden kimse beni çağırmamıştı.
    Kalbim ezildi, buruldum, hüzünlendim.
    İçimden şöyle geçmesine engel olamadım:
    “Bizim de adamımız olsaydı, biz de giderdik.”
    Enver Ağabey daha yolda iken aratmış. “Yemeğe davetlisin” dedi telefondaki arkadaş.
    Havalara uçtum.
    İdris Doğru........
    .......................
    ENVER
    AĞABEY

    YanıtlaSil